Edirne, ülkemizin Bulgaristan ve Yunanistan sınırı boyunca uzanan, Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, her yanı tarih kokan bir ilimiz.

Edirne’de gezeceğimiz  yerlerin en başında en çok merak ettiğimiz hatta bir çoğumuzun defalarca gittiği Selimiye Camii olacak. Selimiye Cami , II. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmış. Mimar Sinan bu camiyi yaptığında 90 yaşındaymış ve Selimiye için ‘Ustalık Eserim’ demiş. 1568 yılında yapımına başlanan cami, II. Selim’in vefatı nedeniyle 1575 yılında tamamlanabilmiş, yani II. Selim caminin bittiğini görememiş.

Caminin yapımında o kadar matematiksel veri var ki, insan okuyunca aklı almıyor, Mimar Sinan bu denklemleri çözerek camiyi tasarlamış. Caminin iç kubbesini tasarlarken, Ayasofya’nın kubbesinden büyük ve ihtişamlı olmasına gayret göstermiş,2000 ton ağırlığındaki bu kubbeyi 8 kalın sutün üzerine yerleştirmiş ve bunu yapabilmek için 13 bilinmeyenli bir denklem çözmek durumunda kalmış.

Cami kapısının girişinde bulunan zincir detayı ilk karşılaştığımız şey, bu zincirin adı Enaniyet Zinciriymiş, yani kapıdan girerken başını eğ, bencilliğini kapı dışında bırak, içeri öyle gir demekmiş.

Edirne Turumuzda gezeceğimiz yerler arasında Tarihi Bedesten Çarşısı, Üç Şerefeli Cami ile Dar’ül Hadis Camide yer alıyor.

Edirne’ye gidip de ciğer yemeden dönmek olmaz. Yemeğin üzerine şöyle güzel bir tatlı olarak ta meşhur Hayrabolu tatlısını yemeyi de ihmal etmeyin. Kemalpaşa üzerine tahin ve fındık ilave edilince ortaya çıkıyor Hayrabolu Tatlısı.

Kavala Kurabiyesi, Badem Ezmesi ve 41 çeşit baharat ile hazırlanan Osmanlı zamanında şifa dağıtan Deva-i Misk Helvasını da sevdiklerinize hediye olarak satın alabilirsiniz. Tüm ürünleri satın almadan önce tadabiliyorsunuz.

Günübirlik olarak gerçekleştirdiğimiz bu gezilerimizde sizleri de aramızda görmekten memnun oluruz.